BELİRSİZLİK, KIYAS VE GELECEK KAYGISI

Günümüzde yaşadığımız koşullar düşünüldüğünde gelecek kaygısının en çok ergenlik döneminde, oluştuğunu görmekteyiz. Oluşan bu kaygının nedeni, gelecekte başarısız olunacağına dair hissedilen endişedir.

Başarısız olma düşüncesi, kişinin kendine olumsuz özellikleri yüklemesi ile başlar.  Kişi, kendine dair özgüven zedeleyici bir tutum geliştirir. Bu tutum göstermesi gereken çabayı engellediğinde de kendini gösteren kehanet dediğimiz savunma mekanizmasını oluşturur. Bunun sonucunda da başarısızlık kaçınılmaz duruma gelir. Kaygıyı oluşturan şeyler, kişinin kendi potansiyelinin ve kişisel gücünün hatırlanmasına izin vermez. Aksine bunu bastırmasına neden olur. 

Kaygıyı oluşturan değişkenlerden biri hiç şüphesiz hissedilen belirsizlik durumudur. Geleceğe dair plan yapılmasını engelleyen ve kişide özgüven eksikliğine yol açan belirsizlik sürecinin nedenini bulmak ve buna çözüm getirmek kaygıyı aza indirmek için muntazam bir yoldur. Yaşanması muhtemel olan krizler anında her zaman bir alternatif üretmek,  birçok seçenek oluşturmak ve plan yapmak  belirsizlik yönünde kişiye farklı bir kapı aralar. Bu kapının aralanmasına engel olan olumsuz duyguların etkilediği kişiler, genelde alternatifi olmayanlardır. Bu nedenle öğrencileri, hedef belirleme yönünde motive etmek çok önemlidir. Çünkü hedef olmayınca belirsizlik oluşur ve bunun sonucunda da kaygı artar.

Özgüvenin yükselmesini sağlayarak çocuğun zayıf yönlerini destekleyen en önemli faktörlerden biri de çocuğun başkaları ile karşılaştırılmamasıdır. Maalesef, bazen ebeveynler başarılı olan çocukları örnek gösterdiklerini düşünerek çocuklarının kendilerini yetersiz hissetmelerine neden olurlar.

Aslında bunun en büyük sebeplerinden biri de anne ve babanın geçmişte yapamadıklarının ya da başarmak istediklerinin kendi çocukları tarafından daha iyi bir performansla yapılmasını beklemeleridir.  Yani bir nevi aile farkında olmadan kendisi ile çocuğunu kıyaslamış olur.

Bu durumun farkına varılması durumunda ise, ebeveynler çocuklarını başarılı olmaya motive etmek amacıyla kıyaslamaya başvurduklarını savunuyorlar.  Bu durum bir çok çocukta motive olmak şöyle dursun aksine motivasyon kaybına bile neden oluyor. Çocukta kaygı olarak hissedilen bir konuda başkaları ile kıyaslama yapmak, yanlış değerlendirme yapılmasına neden olur. Bu durumun sonucunda da çocuğun kendine olan güveni olumsuz etkilenir. Devamlı olarak başkaları ile kıyaslanan çocuklar kendilerinin son derece değersiz ve yetersiz olduklarına inanmaya başlar. Zamanla bu inanç, mutsuzluk, öfke ve kıskançlık gibi davranışları sergilemesine neden olur.

Sorumluluk almaktan kaçmaya başlayan çocuk, başarılı olacağı konuları ya da yeteneklerini farkında olsa da bunu ortaya çıkarmak için çaba harcayamaz hale gelir. Kıyaslamaya maruz kalan çocuk bazen de tam tersi bir role bürünerek akranlarının başarılarını küçümseme yoluna da gidebilir.

Çocuğun içinde bulunduğu gelecek kaygısını ortadan kaldırmaya yönelik yapılması gereken en önemli şeylerden biri hedef belirlenmesi için çocuğu desteklemektir. Çocuğun daha mutlu ve başarılı hissetmesi için, erken yaşlarda ilgi ve yeteneğinin keşfedilmesi ve bu doğrultuda da bilinçli yönlendirme yapılması gerekir.  Sorumluluk alma becerilerini önce aile içinde almaya başlayan çocuk, bu beceriyi okul ve sosyal yaşantı ile geliştirme fırsatı bulunca,  ileride kendine uyan mesleği bulma konusunda zorluk yaşamaz. Ailesi tarafından her zaman söz hakkı verilen çocuklar, duygu ve düşüncelerini rahatlıkla dile getirdikleri için duygusal olarak koşulsuz sevildiklerini hissettikleri için  gelecek kaygısını taşımazlar. Sorumluluk almaktan kaçınmadıkları için kendilerine olan güvenleri sağlıklı olarak gelişmelerini sağlar.

Aile olarak aşırı koruyucu tavırlardan kaçınarak, daha tutarlı ve özgüveni destekleyici davranışlarda bulunursak, geleceğe daha güvenli planlar yapabilen çocuklar yetiştirmiş oluruz. Unutmayalım ki, çocukların mükemmel aileye değil, onları anlayan ve tutarlı davranan aileye ihtiyacı vardır.

Lise eğitimimiz hakkında bilgi almak için tıklayınız!

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki
ÇOCUKLARDA YALAN SÖYLEME DAVRANIŞI

ÇOCUKLARDA YALAN SÖYLEME DAVRANIŞI

Çocukluk çağı her bireyin içinde bulunduğu yaş atladıkça bazı zorluklar ile

Bu İçerikler Hoşunuza Gidebilir
Total
0
Share