AİLE ORTAMINDA DİSİPLİN SAĞLAMAYA ÇALIŞIRKEN NELERDEN KAÇINILMALIDIR?

Disiplin kelimesinin sözlük anlamına bakıldığında “İçinde bulunulan topluluğun yazılı veya yazısız kurallarına özenle uyma davranışıdır.” cümlesine benzer tanımlar görülecektir ancak söz konusu ebeveynlerin ergenlik dönemindeki çocuklarından bekledikleri disiplin olduğunda ise net bir tanıma ulaşmak çok kolay değildir.

Aile içi dinamiklerin farklı olması ile beraber her çocuğun sosyal hazırbulunuşluğunun yaş grubuna ve yetiştiği aile ortamına göre değişmesi “aile içi disiplin” kavramında net bir tanım yapılamamasının en önemli nedenleridir. Öte yandan ergenlik döneminde çocuğu olan anne ve baba davranışları değerlendirildiğinde yapılan bazı ortak hatalardan bahsetmek mümkündür.

Bu ortak hataların en belirgin olanı tutarsız tutumlardır. Örneğin bugün ebeveyn tarafından kabul edilmeyen bir durum sonraki günlerde de kabul edilmemelidir ya da annenin istemediği bir davranış baba tarafından da onaylanmamalıdır. Çocuğun öz disiplin oluşturması için ihtiyacı olan kesin ve net kurallardır. Aynı davranış, bir gün kabul görüp diğer gün kabul görmezse çocuk kendini belirsizlik içinde bulur ve o kuralı kabul etme noktasında zorlanır. Diğer taraftan bir ebeveynin disiplinsizlik saymadığı bir durum öteki ebeveyn tarafından disiplin kurallarına aykırı bulunursa ikilemde kalan çocuk o an pratikte kendine fayda sağlayan tarafı dinleyecek ve zihninde yine net bir kural oluşturmayacaktır. Bu bağlamda tutarsız davranışlardan uzak durması gereken ebeveynlerin koyacakları kuralları da açıkça ifade etmeleri gerekmektedir.

Net olmayan kurallar disiplin sağlama yolunda engel teşkil eder çünkü ergenlik dönemindeki çocuklar, karakter gelişimleriyle beraber kendi disiplinlerini oluşturabilmek için aile içindeki kuralları net ve açık şekilde bilmeye ihtiyaç duyarlar. Davranış biçimlerine göre alacağı tepkileri bilen çocuk, bu tepkilere göre hareket eder ve davranışlarını şekillendirir.

Aile içinde disiplin kurallarının şekillenmesini olumsuz etkileyen başka bir durum da çocuğa gösterilen tepkilere dair geri dönüt olmamasıdır. Her anne-baba zaman zaman çocuğuna karşı tepki gösterir çünkü gösterdiği tepkinin çocuktaki davranışı olumlu yönde değiştireceğini düşünür. Ebeveynin verdiği tepkiden sonra çocuğa yeterli açıklama yapılırsa ve hangi davranışa karşı tepki gösterildiği söylenirse aile amacına ulaşmış olacaktır ancak bir açıklama yapılmadığında ve sadece tepki gösterildiğinde çocuk o tepkinin sebebini net olarak anlamadığı için değiştirmesi gereken ya da anne babası tarafından disiplinsizlik sayılan bir davranışı olduğunu düşünmeyecektir.

Ebeveynler tarafından yapılan ve disiplin sağlama noktasında herhangi bir getirisi olmayan diğer bir davranış biçimi de başka insanların yanında çocuğa öğüt vermek ya da tepki göstermektir. Yapılan bilimsel araştırmalar ışığında anne karnındaki çocukların dış dünyada olan biteni hissettikleri bilinen bir gerçektir. Bu gerçekliğe bağlı olarak dünyaya gelmiş ve ergenlik dönemine girmiş çocukların da kuvvetli hislerin olması göz ardı edilmemesi gereken önemli bir husustur. Diğer insanların ya da kardeşlerinin yanında kalbi kırılan bir çocuk için o an önemli olan disiplinli olmak değil başkalarının yanında duyduğu olumsuz sözlerden ötürü kırılan kalbini tamir etmek olacaktır dolayısıyla bir başkasının şahitliğinde çocuklara disiplin kurallarını hatırlatmak ya da yaptıkları için tepki göstermek olmaması gereken bir anne-baba tutumudur. Bu tutuma benzer olarak kardeşler arasında kıyaslama yapılması da disiplin sağlamak isterken kaçınılması gereken bir durumdur. Kardeş olsalar bile her çocuğun karakteri ve hazırbulunuşluğu farklıdır. Örneğin küçük yaş gruplarında, sosyal durumların basit ve kısa örneklerle anlatılması gerekir ama büyük yaş grupları daha karışık sosyal durumları rahatlıkla anlayabilir. Bu örnek üzerinden hareketle aynı ailenin disiplin kuralları olsa bile bu kurallar her çocuğa kendi yaş grubuna göre anlatılmalı ve her birinden kendi yaş grubuna göre disiplinli olması beklenmelidir.

Son olarak disiplini baskı ile sağlamaya çalışmak anne-babaların kaçınması gereken en önemli noktadır. Ebeveynlerin çocuk sahibi olduktan sonra amaçladıkları en temel şey psikososyal anlamda sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştirmek olmalıdır. Bu noktada çocuk üzerinde baskı kurmak, sözel, fiziksel ya da psikolojik şiddet uygulamak aile olma olgusuna zarar verecek tutumlardır. Baskı gören bir çocuk, okulda arkadaşına veya evde kardeşine olan davranışlarında şiddete başvuracaktır. Anne-babası tarafından ceza alan ve bu cezanın yaşattığı olumsuz hisleri yaşayan bir çocuk kendini değersiz hissedecek ve psikolojik anlamda yıpranacaktır. Her ailenin kendi içinde belli kurallarının olması ve ebeveynlerin çocuklarının disiplinli olmalarını istemeleri kadar doğal bir süreç yoktur ama bu kurallar bütünü yapılandırılırken çocuk üzerinde disiplin olgusunun dikkatle işlenmesi ve onu incitecek durumlardan özellikle kaçınılması gerekmektedir. Tutarlı davranışlar sergileyen, disiplin kurallarını net ve açık şekilde ortaya koyan, gösterdikleri tepkilerin nedenini açıklayan, çocuğunu diğer insanların yanında uyarmayan ve kardeşleriyle kıyaslamayan en önemlisi de aile bağlarına zarar verecek şekilde baskı yapmayan her ebeveyn, çocuğuyla beraber hareket edebilecek ve aile içi disiplin kurallarını oluşturabilecektir.

Ortaokul eğitimimiz hakkında bilgi almak için tıklayınız!

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki
BAŞARI NEDİR?   NE DEĞİLDİR?

BAŞARI NEDİR?   NE DEĞİLDİR?

“Başarı nedir?

Sonraki
ÇOCUKLARDA SEÇİCİ KONUŞMAZLIK

ÇOCUKLARDA SEÇİCİ KONUŞMAZLIK

Çocuklarda kaygının engelleyebildiği şeylerden biri konuşmadır

Bu İçerikler Hoşunuza Gidebilir
Total
0
Share